İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Çocuğum için sağlıklı bir mesleki kararın oluşturulması için neler yapmalıyım?

Şimdi sağlıklı bir mesleki kararın oluşturulması için neler yapmalıyız sorusunun yanıtını bulmaya çalışalım. Öncelikle bireyin kendini tanıması kavramından söz etmiştik. Kendini tanıma, “Ben ne yapabilirim ne tür özelliklerim var, ilgi yetenek ve gereksinmelerim nedir, nasıl bir gelecek istiyorum?” sorularında düğümlenmektedir.

Yani bura­da özellikle “Ben kendimden neler bekliyorum?” sorusu önemlidir.

Bu beklentilerimiz ile kendi özelliklerimizin çakışması mutluluk ve başarılı bir gelecek için araç olabilir.

Kendimizi tanırken neleri önemsemeliyiz sorusuna gelince şunlar söylenebilir: İlgi alanlarımız bizim zamanımızı harcamaktan keyif aldığımız, kısıtlayıcı koşullar olsa dahi yapmaktan hoşlandığımız faaliyetleri kapsar. İlgi duyulan alandan mutluluk ve ba­şarı gelebilir. Ancak her ilgi duyulan alandan başarı elde edilmeyebilir de. Örneğin pi­lot olmak isteyebilirim, bu alana ilgi duyabilirim; ancak pilot olabilmek için gerekli ye­tenekler ve koşulları taşımıyorsam mesleki seçim için bir engel vardır.

Gencin ilgi alanlarını tanımasıyla beraber, bunlardan hangilerinde yetenekleri, beceri­leri ve koşulları açısından başarılı olacağına karar vermesi ve gerçekçi bir mesleki ya­şam sürdürülebileceğine inanması gerekir.

İlgileri, mesleğe yönelme açısından önem­li sayılan gruplara ayırdığımızda “temel bilimler ilgisi, sosyal bilimler ilgisi, mekanik, ik­na, ticaret, sosyal yardım ilgisi” gibi gruplanabilmektedir.

Her ilgi alanında belli mes­leklerle olan ilişkisi düşünülerek meslek seçerken, bu ilgi alanlarından bir ya da birka­çına eğilimin şiddeti dikkate alınmalıdır.

Örneğin mühendislik alanında başarılı olmak için temel bilimlere ilgi ve başarı gereklidir. İlgi alanları tüm meslek grupları ile ilişkilendirilebilmektedir.

İlgiden sonra ele alınması gereken diğer konu ise yeteneklerdir.

İlgi duyulan alanda başarı için gerekli çeşitli temel yetenekler, beceriler ve akademik yetkinlik meslek se­çiminde dikkate alınmalıdır.

Yetenekleri temel başlıklarıyla grupladığımızda “sayısal yetenek, sözel yetenek, şekil-uzay ilişkileri yeteneği, bedensel yetenekler (görme, işit­me, el becerisi, el göz ayak koordinasyonu, kas kuvveti), zihinsel yetenekler, duygu­sal beceriler (heyecanı kontrol, sabır, soğukkanlılık) öğrenmeye karşı tutumlar ve öğ­renme” yeteneği olarak sıralanabilir.

Bu yetenek ve beceriler mesleği etkili ve başarılı biçimde yapabilmenin ön koşullarıdır. Örneğin iyi bir doktor olabilmek için tıp/sağlık bi­limlerine ilgi ve yeteneğin yanında sosyal yardımdan mutlu olma, bedensel olarak has­tane koşullarına dayanıklılık, stresle yoğun biçimde baş edebilme, temel bilimlerde ye­tenekli olma, kan görmekten etkilenmeme vb. koşullar gereklidir.

Yetenek ve becerilerle ilgili özellikle beceriler konusunda burada değinilmeyen yüzler­ce beceri bulunmaktadır. Bu becerilerin hepsi de mesleği daha iyi yapabilme konusun­da gereklidir.

Yetenek ile beceriler arasındaki fark ise şudur: Yetenekler, belirli bir gerçekleştirile bilirlik potansiyeli ile sınırlıdır. Oysa becerilerin bir kısmı ilgi ve çaba ile geliştirilebilir.

Her meslek öğrenilirken geliştirilebilir beceriler dikkate alınmalı ve bu be­cerilerin mesleki eğitim boyunca ne ölçüde edinilip edinilemeyeceği gözden geçirilme­lidir.

Demek ki yapacağımız seçimlerde yetenek ve becerileri dikkate aldığımızda, ye­teneklerimizi ve becerilerimizi (özelliklerimizi) ifade edebileceğimiz, geliştirip gerçek­leştireceğimiz mesleklere yönelmek gerekiyor.

İnsanların yaşamlarında beklentileri ve bu doğrultuda hareketlerini, davranışlarını belirleyen değerleri vardır.

Büyük oranda hayata karşı çabayı, isteklerimizi, motivasyonumuzu, neler yapıp neleri yapmak istemediğimizi, isteklerimizin şiddetini, hangi işlerden daha fazla doyum sağladığımızı ve bunlar gibi birçok davranışı belirleyen değerlerimizdir.

Yaşamda yönelimlerimizin belirleyen değerlerimizin uzun vadede doyurulması için bir amaç peşinde hareket edilmesinden dolayı, değerlerin meslek seçiminde etkisi çok yüksektir.

Hatta ilgi alanlarımızın da değerlerimiz doğrultusunda oluştuğu söylenmektedir. Demek ki değerlerimizi fark ettiğimizde ve onları gerçekçi bir biçimde nasıl doyurulacağını düşündüğümüzde doğru bir mesleğe yönelme konusunun bir kısmını daha halletmiş olacağız.

Okul hayatımızda bilimsel gerçekler öğretilirken, değerlerimizin nasıl farkına varacağımız ve bunlarla hayatımıza nasıl yön vereceğimiz pek öğretilemiyor.

Nelere değer verdiğimizi kendi kendimize sorarak ve farkına vardığımız değerlerin yönlendirmesiyle daha sağlıklı seçimler yapabilir, hayatımızı daha anlamlı kılabiliriz.

Bazı değerler vardır, yaşamımızın olmazsa olmazıdır, bazı değerler birbirleri ile ilişkilidir, bazı değerler de yere, zamana ve koşullara göre farklı düzeylerde bizim için önemli olurlar.

Önemli olan bunları fark etmemiz ve kendi yaşamımıza doğru yön vermede faydalan­mamızdır. Burada genelde bilinen bazı değerleri sıralamak gerekirse; “özgürlük, mutlu bir yaşam, sosyal onay, güvenlik, dostluk, başarı hissi, bilgelik, aile güvenliği, eşitlik, kendine saygı, İç huzur, rahat bir yaşam, zevk, bağımsızlık, cesaret, hırs, sabırlı olmak, yardımseverlik, kendini kontrol edebilmek, entelektüellik, duygusallık, ait olma, yanaşmalık, sağlıklı olmak, terfi, tanınmak, saygınlık, ekip çalışması, toplumsallık” Bu değerlerin dışında kuşkusuz başka değerlerde olabilir.

Ancak yaşam ilkelerini be­lirleme ve insanların seçimlerini etkilemeleri açısından önemli görülenler yukarıdakilerdir. Bu değerlerin içinde önemli olanları belirlemek ve sonra ne tür bir seçim bu de­ğerlerle çakışır sorusunun yanıtını aramak gerekir. Önemli olan değerlerinizin, şu an sizdeki tatmin düzeyi ile ileride olacak tatmin düzeyi ve beklentilerinizin farkına varma­nız, nasıl bir seçim yapmanız gerektiğine yön verecektir.

Meslek seçiminde doğru karar oluşturmanın önemli yönü olan “kendini tanıma” boyutunda yukarıda verilen veriler başlığında bireyin kendini tanıması gerçekleştirilirse objektif bir karar verileceği düşünülmektedir.

Bu konuda ilgi, yetenek ve değerleri ölçebilecek çeşitli envanterler de bulunmaktadır. Bu envanterlerde yararlanmak için Psikolojik Danışman- Rehber Öğretmenlerden yardım alınmalıdır.

Mesleğe yönelmede doğru karar vermenin önemli bir boyutunun meslekleri objektif bir biçimde tanıma olduğu konusuna değinmiştik. Bu kitapta bugünkü koşullar çerçevesinde üniversiteler, meslek odaları, İş ve İşçi Bulma Kurumu verileri doğrultusunda bilgiler aktarılmıştır.

Bu yayınımızın dışında üniversiteler ziyaret edilip bölümlerden bilgi almak, İş ve işçi Bulma Kurumu İş ve Meslek Danışmanlığı Merkezinden, çeşitli insan kaynaklan şirketlerinden, meslek odalarından, meslekleri icra edenlerden, üniversite öğrencilerinden görüşler, bilgiler alıp sentezlemek yoluyla bu mesleği yapmak istiyorum ve bana uygun dedikten sonra sağlıklı bir karar verilmiş olur.

Bu verdiğimiz bilgiler meslek seçiminde izlenecek yolda dik­kate alınması gereken ve doğru kararı oluşturmayı sağlayacak verilerdir. Bir de ülke­miz koşullarında yaygın olarak rastladığımız, doğru meslek seçimini olumsuz etkile yen bazı faktörler bulunmaktadır.

Bunları incelediğimizde karşımıza şunlar çıkmaktadır:

  • Genç, sevdiği ve beğendiği kişi ya da kişilerin mesleğine yönelip kendini tanıma dan karar verebilir.
  • Anne-baba çeşitli beklentilerini gence yansıtabilir. Genç bunlardan etkilenip kendi ilgi-yetenek ve değerlerini göz ardı edebilir.
  • Genç kendisine açık olan tüm alternatifleri tanımadan en fazla tanıdığı mesleği seçebilir.
  • Sadece çok para kazandıran meslek istenebilir. 
  • İş bulma açısından rahat ve popüler alana yönelinir. Daha sonra yığılmadan dolayı beklenti karşılanamaz.
  • Toplum ve çevrenin etkisinde kalınabilir.
  • Başarı konusunda endişelenip potansiyelini tam kullanmadan düşük puanla girilen yerlere ulaşmak hedeflenebilir.
  • Mesleklerle ilgili olumlu-olumsuz uç düzeydeki fikirlerden etkilenerek doğru olmayan yargılara varılarak karar verilebilir.
  • Tüm bunların etkisiyle kendini tanımadan, meslekleri tanımadan duygusal ya da etki altında kalınmış bir karar verilebilir.

Sevgili gençler, yaşamınızın şu ana kadar olan bölümünü öğrenci kimliği altında sür­dürmektesiniz.

Yapacağınız seçimler ile bundan sonra bir süre daha öğrenci olacak, bu öğrenciliğin size kazandıracağı mesleğin sahibi ve ülkemizin geleceği olacaksınız.

Ülkemizde her mesleği mutlu ve doyumlu yapacak İnsanların ülkemizin kalkınmasına katkıda bulunacakları su götürmez bir gerçektir. Sizler de kendinize uygun kararı oluşturmak için bu verilerden yararlanıp doğru kararı vermelisiniz.

Bu doğru karar sizleri mesleğini iyi yapan mutlu bir insana, ülkemizin geleceğini de aydınlık bir geleceğe dönüştürecektir.

Yaşamınızın rotasını çizmek için, size üç seçenek:

  1. Sadece size gösterilenlere bakabilirsiniz,
  2. Belki geleceği de görmeye çalışabilirsiniz,
  3. Ya da geleceği şekillendirmeye çalışırsınız.

İlk yorum yapan siz olun