İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hayatın Anlamına Dair..

Yaşam; dünyanın milyarlarca yıl önce meydana gelmesiyle başladı. İnsanlar doğdu, insanlar öldü. Kimileri izler bıraktı, kimileri ise sessizce hayata veda etti. Yaşayan tüm insanların kendisine özgü bir hikayesi olsa da var olan herkesin bir ortak noktası vardı; hayatta bir anlam aramak. Ama buldular ama bulamadılar fakat aradılar. Peki gerçekten bu hayatın anlamı nedir? Hayat bize neyi ifade ediyor? Bir anlam aramak zorunda mıyız?

Birçok felsefecinin üzerine varsayımlarda bulunduğu hayat; birçok insan için müthiş şeyler ifade etse de birçoğu için de bir anlam ifade etmeyebilir. Hayat serüveni yer yer oldukça zor. Sürekli olarak çalışmak ve çabalamak zorundayız hayatımızı sürdürebilmek için. Peki durup düşününce bunu biraz abartmıyor muyuz? Yaşamımızı ve mevcudiyetimizi sürdürebilmek için daima çalışıyor, hayatımızı daha iyi yerlere getirmeye, konumlandırmaya çabalıyoruz. Hayatın daha iyi yeri neresi diye durup düşünemiyor, sürekli çevremizdeki insanlarla yarışıyor ve zaman zaman benliğimizi kaybediyoruz. Hayat herkese farklı bir şey ifade edebilir. Aşk, para, güzellik, başarı ve daha birçok şey ya da hiçbir şey. Fakat gördüğümüz kadarıyla çoğunlukla bir yarış. Bu yarışta kimse kimseyi hatta kimse gerçekten kendini önemsemiyor ve yalnızca hırslarını bileyliyor. Bu durumda aslında ne kendimize değer katıyoruz ne de çevremizde olup bitenleri fark ediyoruz. Kendimize bu yarışın içinde olmayı isteyip istemediğimizi bile soramıyoruz çünkü mecbur görüyoruz. Ki birçok insan var olanla yetinmek yerine hayattaki her şeyin daha, daha fazlasını istiyor; başka birinin hakkı olanı çaldığından habersiz. Evet çalmak, her ne kadar çalışarak kazansa da, bir başkasının çalışma hakkını çalmak. Hırslarımıza, zaaflarımıza, zayıf noktalarımıza yenik düşüyor ve bundan asla vazgeçmiyoruz. Oysa insan kendi sınırını bildiği zaman insandır, hayatta başkalarının da var olduğunu ve onların da hakkının olduğunu fark ettiği zaman. En önemlisi hayatın bir yarışma olmadığını kabul ettiği zaman.

Hayat; bencilliklerimizi bir kenara koyup, oturduğumuz koltuğun yanında başka birisi için yer açtığımızda anlam kazanabilir. Bir meyve fidesi ektiğimizde ve onu yeşertmek için zaman ayırdığımızda. Bir başkasına sıramızı vermekle, edilmiş bir kaba söze aynı şekilde karşılık vermemekle. Tanımadığımız bir insanı gülümsetebildiğimizde. Bir çocuğa iyi bir dünya bırakacağımıza inandığımızda ve tabii bunun için çabaladığımızda. Bir insanın gözlerinin parlamasına neden olduğumuzda. Yani hayat içimizdeki insani değerleri yaşamak ve yaşatmakla anlam kazanır, yarışarak ve birbirimizi basamak yerine koyarak değil…

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın