Karga Dergi kitap çekilişi başladı. Emrah Serbes!

Karga Dergi, Emrah Serbes’in yazdığı iki muhteşem eseri çekilişle hediye ediyor. Kaçırma!

Karga Dergi olarak yeni bir kitap çekilişi başlatmaktayız. Uzun süredir yayın olan sitemizde daha önceleri defalarca yaptığımız ve kazananlara kitap hediye ettiğimiz çekilişlerimize bir yenisi ekliyoruz. Epeydir bir zaman yapmadık artık yeni bir seri olarak devam edeceğiz. Bu çekiliş serimizin adıda, GAK GUK!

Çekilişmiz 10 AĞUSTOS 2017 ile 10 EYLÜL 2017 tarihleri arasında gerçekleşecektir. Sonuçlar ise 11 EYLÜL 2017 tarihinden açıklanıp en kısa sürede kazananlara hediyeleri gönderilecektir.

FACEBOOK ÜZERİNDEN KATILACAKLAR İÇİN KATILIM DETAYLARI ŞUNLARDIR!

Öncelikle Karga Dergi‘nin resmi facebook sayfasını beğenmeniz gerekmektedir.

Resmi facebook sayfası üzerinden yayınlanan sabit paylaşımı beğenmeniz ve “Herkese Açık” şekilde paylaşmanız gerekmektedir.

TWİTTER ÜZERİNDEN KATILACAK İÇİN KATILIM DETAYLARI ŞUNLARDIR!

Karga Dergi’nin resmi twitter hesabını takip etmeniz gerekmektedir.

Twitter hesabında paylaşılan sabit tweet RT ve Fav yapmanız katılım için yeterlidir.

https://twitter.com/kargadergi/status/895336247559729153

 

ÇEKİLİŞDE VERİLECEK ÖDÜLLERİMİZ!

ERKEN KAYBEDENLER

nKara polisiyeleriyle tanıdığımız Emrah Serbes, bu defa direksiyonu kırıyor ve edebiyatımızda pek de işlenmemiş bir başka meseleye el atıyor. Erkek çocukların enerjik, hüzünlü, alengirli dünyasına giriyoruz…
Baba çalışıyor, anne ev hanımı, muhafazakârlığın kalesi…İşçiler, yoksullar, teyzeler, abiler… Kolay ağlayan sert adamlar… Taşra seyrekliği, mahallenin kalabalığı… Kıskanç, gururlu, saf ergenler… Emrah Serbes, çabuk öfkelenen, kolay vazgeçen, baştan çıkmış erkek çocukları konuşturuyor… Kederli, insana dokunan komik hikâyeler bunlar…“Dizinin dizime değişi, Handan’ın annesi için bir kelebeğin kanat çırpışıysa benim için kasırgaydı. Kaç sene geçti, hâlâ unutmam, günde en az beş sefer aklıma gelir. Biliyorum bu durumun, kökeni memeden kesildiğim güne kadar uzanan psikolojik nedenleri vardır. Ama bir kadını unutulmaz yapan şey, bir vakitler ona duyulan arzunun şiddetiyle doğru orantılı değil midir? O arzunun kıyısında, gerçekleşme olasılığının tam yanı başında, sanki arada başka hiçbir engel yokmuş gibi rahat davranabilmekle, kendini o tatlı yanılsamaya kaptırabilmekle doğru orantılı değil midir? Bu olgunun da mı sorumlusu benim mutsuz geçen çocukluğum? Cevap? Yok! Kalırsın öyle…”
Taşrada ve kâinatta, yapayalnız kalmış erkek çocukların hikâyesi…Erken Kaybedenler… Yoldan çıkmış bir neslin manifestosu…

Müptezeller

“Üzülme baba,” dedim, “alt tarafı bir ev, alt tarafı beton parçası ya. Çalışır ederiz, yine alırız. Ben de çalışırım bundan sonra, söz, alırız bir ev daha.” “Ona üzülmüyorum ki ben,” dedi babam. “Her ay evin taksitini ödedik de ne oldu. Bak, uçup gitti elimizden balon gibi. Keşke seni ağlatmasaydık çocukken. Keşke sana o akülü arabayı alsaydık.”

 

Bir Cevap Yazın